Unutkanlık normal mi başlıklı blog yazısı için hazırlanan kapak görseli

Unutkanlık normal mi?


“Anahtarımı nereye koydum?”
“Bu ismi tanıyorum ama bir türlü hatırlayamıyorum.”
“Mutfağa neden gelmiştim?”

Eğer bu cümleleri zaman zaman siz de kuruyorsanız yalnız değilsiniz. Hepimiz hayatımızın farklı dönemlerinde unutkanlık yaşayabiliriz. Yoğun iş temposu, stres, uykusuzluk veya aynı anda birçok işle uğraşmak hafızamızın bizi yanıltmasına neden olabilir.

Ancak unutkanlık giderek artıyor, günlük yaşamınızı etkilemeye başlıyor veya yakınlarınız da bu değişikliği fark ediyorsa, bunun altında araştırılması gereken tıbbi bir neden olabilir.

En sık karşılaştığım sorulardan biri şudur:

“Hocam, bu normal unutkanlık mı, yoksa Alzheimer başlangıcı olabilir mi?”

Bu sorunun tek cümlelik bir cevabı yoktur. Çünkü her unutkanlık aynı değildir.

Bu yazıda normal unutkanlık ile hastalık belirtisi olabilecek unutkanlık arasındaki farkları, hangi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini ve ne zaman bir nöroloji uzmanına başvurmanız gerektiğini birlikte ele alacağız.

Hafızamız Nasıl Çalışır?


Hafızamızı anlamanın en kolay yollarından biri onu bir bilgisayara benzetmektir.

Bilgisayarınızda yalnızca birkaç program açıkken her şey hızlı çalışır. Ancak aynı anda internet tarayıcısı, e-posta, Word, Excel, görüntülü toplantı programı ve onlarca sekme açtığınızda bilgisayar yavaşlamaya başlar.

Bunun nedeni bilgisayarın bozulması değildir. İşlemci (CPU) ve geçici çalışma alanı (RAM), aynı anda çok fazla bilgiyle uğraşmaktadır.

İnsan beyni de benzer şekilde çalışır.

Gün içinde telefon görüşmeleri yapmak, toplantılara katılmak, çocuklarla ilgilenmek, alışveriş listesini düşünmek, e-postaları yanıtlamak ve sürekli telefon bildirimlerine bakmak beynimizin çalışma belleğini yoğun şekilde meşgul eder.

Böyle zamanlarda çoğu kişi “hafızam zayıfladı” diye düşünür. Oysa sorun çoğu zaman hafızanın bozulması değil, beynin yeni bilgileri yeterince iyi kaydedememesidir.

Anahtarınızı nereye bıraktığınızı unutmanızın nedeni, onu unutmaktan çok, bıraktığınız sırada dikkatinizin başka bir yerde olmasıdır.

Kısacası bazen beynimiz bilgiyi kaybetmez; onu baştan hiç kaydedemez.

“Hocam, Hafızası Bizden Daha İyi!”

Polikliniğimde unutkanlık nedeniyle başvuran hastaların yakınlarına sıkça şu soruyu sorarım:

“Yakınınızın unutkanlığı var mı?”

Çok sık aldığım cevaplardan biri şudur:

“Hocam, hafızası bizden daha iyi. Çocukluğunu, askerlik anılarını, kırk yıl önce yaşadığı olayları öyle ayrıntılı anlatıyor ki biz bile şaşırıyoruz.”

İşte tam da bu nedenle Alzheimer hastalığı çoğu zaman geç fark edilir.

Toplumda hafıza denildiğinde akla ilk olarak eski anıları hatırlamak gelir. Oysa hafızanın en önemli görevi yeni bilgileri öğrenmek ve kalıcı olarak kaydetmektir.

Alzheimer hastalığında ilk etkilenen yapılardan biri hipokampustur. Hipokampus, beynimizin adeta “yeni anıları kaydeden sekreteri” gibidir. Eski anılar ise yıllar içinde beynin farklı bölgelerine dağılmış geniş sinir ağları içinde saklanır. Bu nedenle Alzheimer hastası biri elli yıl önceki düğününü ayrıntılarıyla anlatabilirken, bir saat önce yaptığı telefon görüşmesini hatırlayamayabilir.

Büyük bir kütüphaneniz olduğunu düşünün. Raflarda yıllardır duran binlerce kitap yerinde duruyor. Ancak yeni gelen kitapları raflara yerleştiren görevli artık çalışmıyor. Yeni kitaplar kayıt altına alınamıyor. Eski kitaplar hâlâ duruyor ama yenileri kayboluyor. Alzheimer hastalığının erken döneminde hafızada olan değişiklik buna benzer.

Hangi Unutkanlıklarda Doktora Başvurmalısınız?

Ara sıra bir ismi hatırlayamamak, anahtarınızı nereye koyduğunuzu unutmak veya yoğun bir günün sonunda mutfağa neden girdiğinizi birkaç saniyeliğine hatırlayamamak çoğu zaman normaldir. Özellikle stres, uykusuzluk ve yoğun iş temposu sırasında görülen bu tür unutkanlıklar genellikle ciddi bir hastalığın belirtisi değildir. Ancak unutkanlık giderek artıyor, günlük yaşamınızı etkilemeye başlıyor veya yakınlarınız da sizde belirgin bir değişiklik fark ediyorsa, bunu yalnızca “yaşlılık” ya da “dalgınlık” olarak değerlendirmemek gerekir.

Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir nöroloji uzmanına başvurmanız önerilir:

  • Aynı soruları kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyorsanız,
  • Yakın zamanda yaşanan olayları sık sık unutuyorsanız,
  • İlaçlarınızı, randevularınızı veya günlük işlerinizi takip etmekte zorlanıyorsanız,
  • Tanıdığınız yerlerde yönünüzü karıştırmaya başladıysanız,
  • Konuşurken sık sık kelime bulmakta zorlanıyorsanız,
  • Yakınlarınız sizde belirgin bir hafıza veya davranış değişikliği fark ediyorsa,
  • Unutkanlığınız son aylarda giderek belirginleşiyorsa.

Unutmayın; her unutkanlık Alzheimer hastalığı değildir, ancak ilerleyici unutkanlık normal yaşlanmanın bir parçası olarak da kabul edilmemelidir. Erken dönemde yapılacak bir nörolojik değerlendirme, hem tedavi edilebilir nedenlerin ortaya çıkarılmasını sağlayabilir hem de gerekli durumlarda erken tanı ve uygun tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Hafızanızı kaybetmekten değil, belirtileri göz ardı etmekten kaçının. Çünkü beyin sağlığını korumanın ilk adımı, değişiklikleri zamanında fark etmektir.

Nörolojik bir rahatsızlığınız olduğunu düşünüyorsanız, bir nöroloji uzmanından profesyonel destek alın.

Scroll to Top